Bugun...

Aslı Gizem ÇAPAR
RAMAZAN KLASİKLERİ YERİNE…
Tarih: 22-05-2018 10:07:00 Güncelleme: 22-05-2018 10:07:00


Geldik beslenmenin odak noktası olduğu güzel ve hayırlı ayımız ramazan ayına…
   Öncelikle herkesin ramazan ayının hayırlı, huzurlu, bereketli ve sağlıklı geçmesini dilerim. Ramazan özelliklede şehrimizde büyük bir coşkuyla karşılanan ve tüm alışkanlıklarımızı değiştiren bir aydır. Ben daha önce ki yazılarımda ramazan aynına özel beslenme önerileri vermiştim. Hatta yıllardır birçok yerden aynı önerileri duymaktan sıkılmış dahi olabilirsiniz. Ben sahur, iftar menüleri haricinde en büyük tehlikenin gizlendiği akşam vakitlerini ele almak istiyorum. Neden mi?
   Sahur öğünü özetle sağlıklı, yeterli protein ve enerji içeren güzel bir kahvaltı menüsü gibi olmalıdır. İftar için ise kişilerin uzun süre açlık sonrası zaten mide kapasitesi belli bir düzeydedir. İftarda aslında isteseniz de çok fazla besin alımınıza bu konu ile ilgili görev alan hormonlarınız müsaade etmeyecek ve müdahale edecektir. Fakat iftar sonrası sahur öncesi yaklaşık 3-4 saat en tehlikeli saatler diyebilirim. Tehlikeli ifadesini kullanmak belki doğru olmadı ancak bu kelimeyi seçmemin sebebi siz kendinizin tehlikeli ajanısınız. Seçimlerinizle vücudunuza kimsenin veremeyeceği kadar zarar verebilirsiniz.
   Sizlere pratik ve basit öneriler vermek istiyorum. Hep vurgulamaya çalışıyorum gözünüzde büyütmeyin, hayattan soyutlanıp diyet yapmayın. Hayatın içerisine sizin bile ruhunuz duymadan katın alışkanlıklarınızı…
   1. İftar sonrası yürüyüşler arttı gözlemleyebiliyorum. Ancak elinizde ki dondurmalar, çikolatalar, mısırlar, şekerli içecekler… Hiç almayın demiyorum ama vücuda enerji harcatmaya çalışırken dahi bile basit şekerlerden enerji almaya devam etmek ne kadar mantıklı? Alın elinize suyunuzu güzelce tempolu yürüyüş yapın. Zor bir şey önermedim hatırlatırım.
   2. Dünya sağlık örgütü, Türkiye Beslenme Rehberi ortak kararı der ki günlük aldığımız toplam enerjinin basit şekerler, eklenmiş şekerler ( şekerli, asitli içecekler, tatlılar, paketli ürünler, yüksek früktoz içeren mısır şurubu, sukroz…) %10’unun altında (hatta tercihen %5’in altında) olsun. Ortalama 1800 kkal enerji alan bir birey 180 kkal in altında bu ürünlerden tüketebilir. Karbonhidratların 1 gramında 4 kkal enerji bulunmaktadır. 180kkal/4 = 45 gr şeker tüketim hakkınız bulunmaktadır.  Sadece 100 ml (1 çay bardağı) şekerli içecek tüketerek yarısına yakın bir değer alıyorsunuz. Sadece 1-2 dilim baklava, künefe, kadayıf yediğinizde bu değeri çoktan aşıyorsunuz.  Peki ya geriye kalanlar? Sadece bunlardan birisini mi tüketiyorsunuz? Ve cidden bu miktarlarda kalabiliyor musunuz?  İftar sonrası tatlı alışkanlığınızı bir kenara bırakıp doğal antioksidan kaynağı meyvelerimizden akşam boyunca dengeli aralıklarla 1-2 porsiyon tüketerek kalbiniz, damarlarınız, bağırsaklarınız, beyninizi, vücudunuzu koruma altına alın.
   Birçok ele almamız gereken konu var ama siz yeterli düzeyde akşamları hareketinizi sağlayın, basit şeker tüketiminden uzaklaşın, yeterli sıvı tüketiminizi sağlayın. Ölçülü ve doyacağınız kadar zeytin yağ kullanarak yapılan ana yemeklerinizi tüketin. Bakın ramazan ne kadar hafif, tatlı tatlı geçiyor.
   Sağlıkla ve sevgiyle kalmanız dileğiyle…

 



Bu yazı 268 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI