Bugun...

Aslı Gizem ÇAPAR
BU BAKTERİLERİ SEVİN!
Tarih: 05-06-2018 10:54:00 Güncelleme: 05-06-2018 10:54:00


   Bakteriler her zaman olumsuz hastalık yapıcı, hijyen dışı ortamlarda üreyen canlılar olarak algılanırlar. Elbette milyonlarca bakteri türü var. Bu tanımlara uygun olanlarda var. Ama özellikle son yıllarda bilim dünyası tarafından yakından mercek altına alınan öyle bir grup var ki bunlar yararları saymakla bitmez probiyotik veya prebiyotik bakterilerdir. Bağırsak başta olmak üzere tüm vücuda dosta bakterilerdir.
   Mikroorganizmalar vücudumuza nasıl girer?
   Doğumdan kısa bir süre sonra insan bağırsağına kolonize olurlar. Doğal olarak doğumla dünyaya gelen bebeklerde, sezaryenle doğanlara kıyasla çok daha fazla yararlı bakteri türü ve miktarı bulunmaktadır. Ayrıca anne sütünde bulunan oligosakkaritler bebek bağırsağına egemen olan Lactobacillus ve Bifidobacterium bakteri türlerinin büyümesini artırır. Bu durum ise bağışıklık sistemini güçlendirir, egzama, astım gibi hastalıkları önlemede yardımcıdır. Yaşamla birlikte vücudumuza giren yararlı bakteriler hayatımız boyunca yaşam koşulları ve diyetimizden etkilenerek bağırsaklarda yaşamını sürdürürler.  Yani mikrobiyata; yaşla birlikte, genetik özellikler, çevre, diyet örüntüsü, antibiyotikler, ilaçlar, stres ve barsak fizyolojisinden etkilenir.
   1-3 yaş kritik dönemdir!
   1-3 yaş arasında doğum ve anne sütü alımı ile kolonizasyonu başlayan mikrobiyata 3 yaşına kadar şekillenir. Ve daha sonrasında ise kısmen sabit kalır. Ek gıdalara başlangıç ve sonraki dönemde çocuğun beslenme alışkanlıkları bağırsaklarında ki bakteri çeşitliliği ve miktarı açısından çok önemlidir.
   Yaşam için!
   ‘Probiyotik’ kelimesi Yunanca’da ‘yaşam için olan’ anlamına gelir. Doğrudan aldığımız bakteriler probiyotikler, bunların çoğalmasını sağlayan, canlı olmayan fakat barsak florasını düzenleyenler ise prebiyotiklerdir.
- İştah düzenlenmesini sağlar. Obezite ile mücadelede önemli bir bileşendir.
- Enfeksiyonlara karşı korur.
- İnsülin direnci ve Tip 2 Diyabet üzerine olumlu etkileri vardır.
- Hastalık yapıcı ve zararlı bakterilerin sayısını azaltır.
- Kanserlerin önlenmesinde olumlu etkileri vardır.
   Prebiyotik ve probiyotik bakteriler hangi besinlerde bulunur?
   Buğday, soğan, kuşkonmaz, muz, sarımsak, enginar, pırasa, fermente süt ürünleri, kımız, boza, kefir, ayran, süt , yoğurt, bazı peynirler (cheddar..), tarhana, soya ürünlerinde bulunur. Son dönemlerde birçok tartışmaya yol açan turşu, şalgam suyu gibi besinlerde de bulunmaktadır. Ancak ülkemizde önerilen tuz tüketiminin ortalama 3 katı oranında tuz tüketildiği unutulmamalıdır. Beslenme bilimi her zaman doğru kar/zarar ilişkisini incelemek zorundadır. Üstelik her probiyotik içeren besin bağırsaklarımıza canlı olarak ulaşmayabilir.  Siz yukarıda bahsedilen besinlere günlük beslenmenizde yer vermeye çalışın. Gerekli durumlarda ise uzman kontrolünde probiyotik ve prebiyotik takviyeleri alın. Vücudumuzu beynimiz kadar bağırsaklarımızın yönettiği söyleniyor. Bağırsaklarınıza kulak verin, koruyun…
   Sağlıkla ve sevgiyle kalmanız dileğiyle…



Bu yazı 625 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI