Bugun...
BİLGİYURDU GENÇLİK VE EĞİTİM DERNEĞİ BAŞKANI MUSTAFA ÖZTÜRK;
Tarih: 01-03-2018 10:34:00 + -



    BİLGİYURDU GENÇLİK VE EĞİTİM DERNEĞİ BAŞKANI MUSTAFA ÖZTÜRK;

               “ŞEKER FABRİKALARI SATILAMAZ”
                “ÖZELLEŞTİRMEK İHANETTİR”

  
Bilgiyurdu Gençlik ve Eğitim Derneği Başkanı Mustafa Öztürk, Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin yüzbinlerce insanı ekmeğinden etmek anlamına geleceğini söyledi. Öztürk, fabrikaların satılmasının aynı zamanda halk sağlığına ihanet anlamına geleceğini ifade ederek," 1926 yılında Atatürk'ün talimatıyla kurulan ve Türkiye'nin ilk şeker fabrikası olan Alpullu Şeker Fabrikası'nın da aralarında olduğu 14 şeker fabrikasının özelleştirme kapsamına alınması kabul asla edilemez bir durumdur. Devlete ait şeker fabrikalarının yenileme ve modernizasyon çalışmaları yapılarak rekabet güçlerinin artırmak yerine, satılmalarını doğru bulmuyoruz diye konuştu.
    Bilgiyurdu Gençlik ve Eğitim Derneği Başkanı Mustafa Öztürk, bir basın toplantısı düzenleyerek 14 şeker fabrikasının özelleştirme kararına sert tepki gösterdi. Bazı Sivil Toplum Örgütlerinin de destek verdiği basın toplantısında Mustafa Öztürk, “Siyasi iktidar, 2009’da Danıştay’ın iptal kararı, 2012’de de yükselen tepkiler nedeniyle yapamadığı şeker fabrikaları özelleştirmesinden vazgeçmiyor. Satışa çıkarılan 14 fabrikanın ardından, çok kıymetli arazilere sahip Eskişehir ve Ankara şeker fabrikalarının da özelleştirme süreci başlayacak” dedi.
   Öztürk şöyle konuştu; 1926 yılında Atatürk'ün talimatıyla kurulan ve Türkiye'nin ilk şeker fabrikası olan Alpullu Şeker Fabrikası'nın da arasında olduğu 14 şeker fabrikasının özelleştirme kapsamına alınması kabul edilemez bir durumdur. Devlete ait şeker fabrikalarının yenileme ve modernizasyon çalışmaları yapılarak rekabet güçlerinin artırmak yerine, satılmalarını doğru bulmuyoruz.  Önceki yıllarda Taksan, Çinkur, Güneşli Tarım, Yahyalı Tarım, Et Balık ve Sümerbank Fabrikalarının satılmasının ilimize ve ülkemize olumsuz etkilerini unutmadık. Siyasi iktidar bugüne kadar 60 milyar doların üzerinde özelleştirme yaptı. Sonuçta kamusal varlığımız azalırken toplam borcumuz katlandı.  Üstelik Türkiye ekonomisi için stratejik önem taşıyan kuruluşlarda yabancıların kontrolü arttı.  Şeker fabrikalarının özelleştirilmesini izleyen süreçte şeker pancarı üretimimiz sistematik olarak azalacak/azaltılacak. Şeker pancarından çok ucuza elde edilebilen, DNA’sı değiştirilmiş mısırla (Nişasta Bazlı Şeker) üretilen tatlandırılmış zehirlerin gıda ürünlerimizde daha çok yer bulacağından büyük endişe duyuyoruz. Avrupa ülkelerinin bir kısmanda yüzde sıfır olan nişasta bazlı şekerlere, Türkiye’de yüzde 10 oranında bir kota verildi. Bu kotanın büyük bölümü ABD’li Cargill ve Amylum tarafından kullanılmaktadır. Bu resmi rakamların çok üzerinde nişasta bazlı şekerlerin kullanıldığı konusunda pis kokular da geliyor. Bu özelleştirmelerin arkasında Cargill lobisinin olduğu yönündeki iddialar ise umarız doğru değildir. Tarımdaki genel tabloya baktığımızda; Türkiye yanlış politikalar sonucunda gıda güvencesi açısından risk altındaki ülkeler düzeyine doğru gerilemektedir. Küresel gıda güvencesi endeksine göre Türkiye 113 ülke arasında 49’uncu sıradadır. Şeker fabrikalarımızın satışı bu sıralamamızı daha da kötü yerlere taşıyacaktır. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki gibi; her alanda yerli üretimi artırarak milli ekonomiyi güçlendirme politikalarına tekrar dönmenin bir tercih değil mutlak bir zorunluluk olduğunu düşünüyoruz".
   Haber-Foto: Mehmet Yılmaz

 




Bu haber 869 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM HABERLERİ

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR